|
TAVUKÇULUK |
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
Üretim Ülkemiz tavukçuluk sektörü, hayvancılığımız içerisinde en hızlı gelişen, modern teknolojiyi uygulamada bu konuda ileri ülkeler seviyesinde entegre tesislere sahiptir. 1950 ‘den itibaren gelişmeye başlayan ,1970’li yıllardan sonra ticari mahiyette işletmelere dönüşen tavukçuluk, 1980’den sonra damızlıkçı işletmelerin kurulmaya başlaması, 1987’de Bakanlığımızca Kaynak Kullanımını Destekleme Fonu uygulaması ile bugün, ülke ihtiyacının dışında oldukça büyük bir ihracat kapasitesine de ulaşmış durumdadır. Mevcut işletmeler dikkate alındığında, 3200’ün üzerinde yumurtacı,6800’ün üzerinde de etçi işletmenin bulunduğu, ancak 1998 yılından bu yana yumurta üretiminde devam eden pazar krizi ile 2000 yılı sonbaharından beri halen devam etmekte olan piliç eti pazarındaki sorunlar nedeni ile bu miktarların da değişmiş olduğu söylenebilir.1998 yılındaki yumurta tüketimi kişi başına 136 adetten bugün 85-90 adete gerilemiş, piliç eti üretimi ise 1999 yılında toplam 659.222 ton beyaz et ( kişi başına 10,18 kg) iken 2000 yılında 748.802 tona yükseltilmiş,( kişi başına 11,44 kg ) bunun neticesi ortaya çıkan kriz birçok işletmeyi zor duruma sokmuştur. Gerek yumurta, gerekse etlik piliç üreticisi işletmeler ithal ettikleri parent stok civcivlerden elde ettikleri ticari hibritlerle yumurta ve piliç eti üretmektedirler.Son iki yıl içerisinde yapılan civciv ithalatları; Yıl Etlik GPS Civ. Etlik PS Civ Yum. PS Civ 1999 92.546 5.600.249 528.755 2000 55.304 5.767.762 490.477 İthal edilen bu civcivlerin %85 ini teşkil eden dişilerle kurulan damızlık sürülerden etlik dişi anaç başına 110 civciv, yumurtacı dişi anaç başına 100 dişi civcivin üretilip kullanılacağını hesap etmek gerekmektedir. Ancak üretilecek bu miktarları pazardaki talep belirleyecektir.Bu nedenle herhangi bir tarihteki hayvan mevcudunu rakamlarla ifade etmek mümkün değildir.Besd-bir kayıtlarına göre 2000 yılı etlik damızlık civciv girişi (43 firma toplamı) ,5.505.818 adet olup toplam piliç eti üretimi,673.031 tondur. Bu miktara yumurta ve damızlıktan çıkan tavuk kesimleri de ilave edildiğinde 764.808 tona ulaşmaktadır.Yumurta üretiminde sağlıklı kayıtlar bulunmadığından, damızlık girişi yapılan anaçlardan ne kadar yumurtacı tavuğun üretimde kullanıldığı tespit edilememektedir.Kabaca 25-30 milyon arasında bir rakam söylenebilir. Son yıllarda piliç eti üretimindeki artışa karşılık, yumurta tüketiminde giderek bir düşüş gözlenmektedir.Beyaz et olarak adlandırılan tavuk eti, kolesterol gibi beslenme sorunları ile deli dana hastalığı,ambalajlama ve ürün çeşitliliği gibi etkenler nedeni ile kırmızı ete tercih edilir duruma gelmiştir.Yumurtadaki kolesterolün varlığı ise bu ürünün pazarını olumsuz yönde etkilemektedir. Bunun yanı sıra üretim maliyetlerinin yüksekliği, ithalata dayalı yem hammaddelerinin fiyatlarındaki sürekli artışlar,iç piyasadaki satışlarda zarara neden olduğu gibi ihracatta da aşılması güç engeller çıkarmaktadır. Son yıllardaki piliç eti ve yumurta üretimi ile tüketim miktarları aşağıya çıkarılmıştır. Tavuk Eti Üretimi Fert Başına Tüketim (Besd-bir)
Yumurta Üretimi ve Fert Başına Tüketim (Besd-bir)
Etlik piliç üretimi, Marmara,Ege.İç Anadolu,ve Akdeniz Bölgelerinde yoğunlaşmış durumdadır.Bu bölgelerin, büyük yerleşim merkezlerinin toplandığı, dolayısıyla tüketimin fazla oluşu,enerji temininin daha kolaylığı, iklim, coğrafi yapı uygunluğu ve ulaşım imkanları nedeniyle ön plana çıkmış olduğu söylenebilir. Etlik Damızlık İşletmelerden, 14 adedi Marmara,13 adedi İç Anadolu, 8 adedi de Ege Bölgesindedir.Akdeniz Bölgesinde 5, Batı Karadeniz Bölgesinde 4,Doğu Anadolu Bölgesinde de 1 adet olmak üzere toplam 45 adet bulunmaktadır. Yumurta üretimi de yine aynı bölgelerde yoğunluk arz etmektedir. Özellikle,İç Anadolu’da Çorum, Kayseri, Afyon ile Bolu İllerimizde üreticiler kooperatif ve şirketleşme yoluyla güçlü birlikler oluşturmuşlardır. En büyük yumurta ihracatı da Çorum ilimizden gerçekleştirilmektedir. Ancak yumurtacı damızlıkçıların da 5 tanesi Marmara, 5 tanesi Ege, 3 tanesi de İç Anadolu Bölgesinde bulunmaktadır. Yumurta üretiminde genellikle kapalı alandan daha çok yararlanmayı sağlayan kafes sistemi uygulanmaktadır. Türkiye tavukçulukta teknoloji satın alan ülkeler grubunda olup, üretim materyali olan etçi hibritlerin anaçlarını civciv olarak yurt dışından ithal etmektedir.İthal edilen bu ebeveyn civcivlerden üretim yapılmaktadır. Aşağıdaki tabloda ithal edilen Parent Stock civciv ve bunlardan üretilen civcivlerin miktarı verilmiştir. Son 5 Yılda İthal Edilen PS. Civcivler ve Bunlardan Üretilen civcivler
Tarım ve Köy işleri Bakanlığı Kayıtları ve Besd-bir projeksiyonu Bunun dışında yurt içinde iç piyasada oluşan fiyatların durumuna göre hazır piliç eti ithalatı da yapılmıştır. Ancak son yıllarda bu miktarlar çok önemsiz değerlerdedir. Yumurta ithalatında, yemeklikten ziyade etlik veya yumurtacı damızlıkların kuluçkalık yumurtalarının ithalatı söz konusudur.Yumurta yönlü Parent Stock civcivlerin son yıllardaki ithal miktarları aşağıya çıkarılmıştır. Son Yıllardaki Yumurtacı Parent Stock Civciv İthalatları
*Tarım ve Köy işleri Bak. Kayıtları *Best-Bir Sofralık yumurta ithalatı, kurutulmuş ve sıvı yumurta sarısı ithalat miktarları aşağıya çıkarılmıştır. Kurutulmuş ve sıvı yumurta sarısı pastacılık sektöründe kullanılmakta olup 1999 yılı her iki ürünün ithalat toplamı 355 tondur. Yumurta ve Yumurta Ürünleri İthalatımız
*İGEME ve DİE kayıtları Et tavukçuluğu sektöründe faaliyet gösteren işletmeler, tesisler yönünden sektördeki ileri ülkeler seviyesinde modern kuruluşlara sahiptir.Avrupa ve orta doğunun en modern kanatlı kombinalarına sahip etlik piliç entegrasyonları, çevremizde dünyanın en büyük ithalatçı ülkeleri bulunmasına rağmen ihracat yapamamaktadırlar.Rusya, Bağımsız Devletler Topluluğu ülkeler,Ortadoğu’daki Arap Ülkeleri etlik piliç ithalatında dünyanın önde gelen devletleri olup hemen hepsi komşumuz durumundadırlar. Son 5 Yıl İtibariyle Tavuk Eti Üretimi ve İhracatımız (Ton)
*Besd-Bir Kayıtları Ağırlıklı olarak tavuk ayağından oluşan tavuk sakatatı daha ziyade Çin,Hong Kong gibi Uzak Doğu Azerbaycan-Nahcivan ülkelerine ihraç edilmektedir. Ancak bu ürünün de ihraç imkanları giderek daralmaktadır. Sofralık yumurta ihracatında da aynı durum söz konusudur. Tavuk eti ithal eden ülkeler genelde yumurta da ithal etmektedirler.İç tüketim ihtiyacını ve dış pazarın talebini dikkate alarak üretimi planlamak yerine, hiçbir hesaba dayanmadan üretimi artırıp ürün fazlasının oluştuğu zamanlarda ihracat imkanlarının zorlanması, dış piyasanın o günlerdeki talebine ve koşullarına uymayı zorunlu hale getirmekte, ihracattan beklenen yararların sağlanmasını engellemektedir. Ürün standardizasyonu, kalite kontrol hizmetleri ve soğuk taşıma zincirinde görülen noksanlıkların giderilmesi ihracatın devamlılığının sağlanmasına bağlı görülmektedir. Yumurta ihracatı 1980 yılından itibaren başlamış, 1998 yılında maksimuma ulaşmıştır.Piliç etinde olduğu gibi yumurta ihracatında da yıllara göre dalgalanmalar görülmektedir.Orta Asya Türk Cumhuriyetleri, İran, Bulgaristan,K.K.T.C., Ukrayna ve Rusya Federasyonu ihracat yapılan ülkelerin başında gelmektedir.1998 yılında 46.139.823 adete ulaşan yumurta ihracımız 1999 yılında 22.109.000 adete düşmüş, 2000 yılı ocak –eylül döneminde ise 28.749.302 olmuştur. Sofralık dışında ,damızlık ve kuluçkalık yumurta ihracatımız da bulunmaktadır. 1997 yılında 10.663.723 adet ihraç edilen bu ürünler, 1998 de 5.075.227 adete, 1999 yılında 1.282.000 adete gerilemiştir Tavuk eti üretiminde ve yumurta üretiminde sektörün karşı karşıya bulunduğu sorunlar hemen hemen aynıdır.Her iki üretimde de karşılaşılan sorunları aşağıdaki gibi sıralamak mümkündür. 1-Tüketimin Yetersizliği; Ülkemizde, gerek tavuk eti herekse yumurta tüketimi, Avrupa ülkelerinden çok düşüktür. Gelişmiş ülkelerde kişi başına tavuk eti tüketimi 15 ile 27 kg iken ülkemizde 2000 yılında 11 kg’ın üzerine çıkabilmiş bu da sektörün krize girmesine neden olmuştur. bu da sektörün krize girmesine neden olmuştur.Yumurtada da durum aynıdır. Ülkemizde kişi başına son yıllarda 75- 95 adet düşerken, yine Avrupa ülkelerinde bu rakam 200 ile 250 adet arasında değişmektedir. Tüketimi etkileyen faktörler; - Nüfus artışı, - Şehirleşme hızı - Milli gelirdeki artış, - Ambalaj ve Üründeki çeşitlilik, - Talep elastikiyeti - Maliyet ve üretim miktarlarındaki değişmeler, - Bayram ve tatil dönemleri gibi etkenlerdir. Üretimdeki plansızlıklar, arz fazlalığı bu ürünlerin fiyatlarında büyük dalgalanmalara neden olmakta, hem üreticiyi hem de tüketiciyi olumsuz etkilemektedir. 2- Üretim Maliyetlerinin Yüksekliği; Etlik piliç ve yumurta üretiminde karşılaşılan en büyük sorun, ürün maliyetlerinin yüksekliğidir. Üretim maliyetlerinin %70’ini yem bedeli oluşturmaktadır. Özellikle kanatlı yemlerinin ana hammaddeleri olan, mısır,soya küspesi,balık unu ve vitamin premiksleri büyük oranda ithalat yoluyla temin edilmektedir.Bu hammaddelerin yemlerdeki oranı, etlik yemlerinde %85’lere yumurta yemlerinde ise %50’lere ulaşmaktadır. Ülkemizde üretilen yem hammaddelerinin de destekleme taban fiyatları nedeniyle yüksek tespit edildiğinden, ürün fiyatları da buna bağlı olarak artmaktadır. Tavuk eti ve yumurta ihracatında da bu yüksek maliyetler,sektörün önündeki en büyük engeli teşkil etmektedir.Bunun yanı sıra en büyük girdi olan karma yem ile bu ürünlerin, temel gıda maddeleri dışında tutularak KDV oranlarının %8 gibi yüksek tutulması da iç pazarda, vergilerini ödeyen üretici için maliyeti artıran bir unsur oluşturmaktadır. Önlem olarak; - Yem hammaddelerinin yurt içinde üretilen miktarının arttırılması, - Yem ve ürünlerde KDV oranlarının makul seviyelere düşürülmesi, gibi uygulamalarla sektörün, üretim maliyetlerinin iç ve dış piyasalarda ürününü pazarlayabilir duruma getirilmesi gerekmektedir 3-Tavukçuluk ürünlerini işleyen sanayi tesislerinin olmaması;Yumurta sarısını sıvı veya kurutarak pasta sektörünün talebine uygun hale getirilmesi tavuk etindeki pazarlama sıkıntılarına sosis salam gibi et mamulleri üretim tesislerinin kurulması. 4- Pazarlama organizasyonlarının yetersizliği; Her ne kadar etlik piliç üreticileri kurdukları entegrasyonlarla ürünlerini pazarla maktalarsa da entegre olamamış yetiştiricilerin, pazardaki arz talep dengesini bozacak faaliyetlerine engel olamamaktadırlar. Yumurta üreticileri, kooperatifleşme ve şirketleşmeler şeklinde bir araya gelmekteler ise de fiyat oluşturmakta bir birlik sağlayamamaktadırlar. Üretici Birlikleri Yasasının çıkarılması bu sektörde arz ve talep dengesinin düzenlenmesinde önemli bir rol oynayacaktır. . 5- Tavuk ürünlerine verilen ihracat iadelerinin artırılması; Ülkemizde üretim maliyetlerinin yüksekliği nedeniyle üretilen ürünlerin fiyatlarının yüksek oluşması, iç pazarda olduğu gibi dış pazarlarda büyük bir engel teşkil etmektedir.Bu nedenle,tavuk ürünlerine dış pazarlardaki fiyatlarla rekabet edebilir seviyede ,GATT anlaşmalarının öngördüğü, piliç etinde 194 $/ton, 7 $/ 1000 yumurta miktarının üzerinde bir ihracat desteği sağlanmalıdır. 6- Hijyen yönünden korunma sağlanması; Birinci derecede korunma gerektiren, büyük yatırımlarla kurulan, grant parent veya parent stok ile kuluçka işletmelerinin çevrelerinde belli bir tampon bölge oluşturulması,bu bölgeye hijyenik hassasiyet derecesi düşük, kesim haneler, broiler ve yumurta üretim kümesleri kurulmasına izin verilmemesi gerekmektedir. 7- Damızlık Üretimi; Tavukçuluk sektöründeki tüm gelişmelere rağmen damızlık konusundaki dışa bağımlılık halen devam etmektedir. Her yıl damızlık civciv ve yumurta ithal edilerek üretim yapılmaktadır. Olası bir ambargo veya karantina uygulamasında ülkemiz üretim yapamaz bir durumda kalacaktır. Sektörün dışa bağımlılıktan kurtarılabilmesi için, damızlık üretimini Pure Line’den başlayarak kesintisiz üretim zincirinin tüm aşamalarını elinde tutacak kamu veya özel sektör kuruluşları oluşturulmalı ve bu kuruluşlar hibe, düşük faizli kredi,vergi muafiyeti gibi teşviklerle desteklenmeli, bu konudaki yatırımlar özendirilmelidir. 8- Yeni Üretim Tesisleri kurulmasının kontrol altına alınması; Ülkemizdeki tavukçuluk tesisleri, iç pazar talebinin ihtiyacının üzerinde üretim yapabilecek, kısmen de ihraç edilecek kapasiteye sahiptir. İhraç imkanları kısıtlandığı durumlarda iç pazar üretilen ürünü tüketememekte bu da krize yol açmaktadır. 1998 yılından bu yana bilhassa yumurta üretim kümesleri %40 atıl kapasite ile üretim yapmaktadırlar.Bu nedenle üretim tesisleri yerine ürün işleyecek sanayi tesisleri desteklenmelidir. Yapılan Çalışmalar ve Gelişmeler Bakanlığımız tavukçuluk sektörünün her kademesinde görev yapan elemanların eğitimini sağlayarak hastalık, teşhis, aşı, tedavi konusunda yetişmiş elemanları ile hizmet etmeyi sürdürmektedir.Aşı, ilaç ve ilaç hammadde üretimine de devam etmektedir. 1986 yılında yürürlüğe giren Kaynak Kullanımını Destekleme Fonu uygulaması ile sektörde,büyük kapasiteli kümesler yapılmasına, bunun neticesi güçlü entegrasyonlar ve ileri teknolojilerin kullanıldığı modern tesislerin kurulmasına yol açılmıştır. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı nezdindeki girişimleri ile elektrik tarifeleri yönetmeliğinde değişiklik yapılarak her tip kümes hayvancılığında indirimli elektrik aboneliği imkanı sağlanmıştır. Hayvancılık sektörünün temel girdisi olan yem hammaddesi arpa, mısır gibi tahıllar, TMO stoklarından uygun koşullarla temin edilmektedir. İthal yem hammaddelerinde, gümrük vergileri mevsime göre düzenlenerek, çiftçilerimiz mağdur edilmeden sektörün yem ihtiyacı karşılanmaktadır. Ülkemiz tavukçuluğunun geliştirilmesi ve sorunlarına çözüm bulunması amacıyla 15 Haziran 1996 tarihinde Bakanlığımızca Tavukçuluk Danışma Kurulu teşkil edilmiştir.Yılda en az bir kez toplanan bu kurul, 12 Ocak 2001 tarihinde toplanmış sektörün içinde bulunduğu kriz ortamı ve bu krizden çıkış yolları tartışılmıştır.Bakanlığımız,Danışma Kurulunun aldığı kararların ilgili kurumlarca uygulamaya konulmasını sağlamaya çalışmaktadır. Sektörün ithal ettiği canlı materyalin THY ile taşınmasındaki sorunları, ilgili kurumun Genel Müdürlüğü ile yazılı temasları neticesi sektörün talebi doğrultusunda çözümlemiştir. Tavukçuluk sektörünün haksız rekabete neden olan, karma yemlerde ve ürünlerdeki KDV’nin %8’den %1’e indirilmesi için, Maliye Bakanlığı nezdinde girimlerde bulunmuş ancak olumlu bir netice alınamamıştır. Son üç yıldan bu yana krizden kurtulamayan yumurta üreticilerinin yanı sıra 2000 yılı ekim ayından beri krize giren etlik piliç üreticilerinin, pazarlamada karşılaştıkları engellerin aşılması için, sektör temsilcilerinin de katıldığı toplantılar yapılarak çözüm yolları aranmıştır. Sayın Bakanımızın önderliğinde sektör temsilcileri, Başbakan Yardımcıları ve Bakanlar Kurulu’na sorunlarını anlatmış, neticede piliç eti ihracatına ek ihracat iadesi kararı çıkarılmıştır. Uygulanan Politikalar ve Hedefler Tavukçuluk sektöründe gerek etlik piliç, gerekse yumurta üreticiliğinde olsun her hangi bir plan veya programa dayalı olmaksızın işletmeler kurulmakta bilinçli bir üretim projeksiyonu yapılmamaktadır. Bugün için bu sektörde, kurulu üretim tesisleri itibariyle, ülkemizin mevcut tüketim miktarlarının üzerinde bir kapasite bulunmaktadır. Maliyet fiyatları ve ihraç imkanları krizle karşılaşılmadan hesaba katılmadığından bir çok işletme üretim yapamaz duruma düşmüşlerdir. Bu sektörde hedef, tüketimi özendirecek eğitim ve reklam çalışmaları ile kişi başına tavuk eti ve yumurta tüketimini Avrupa ülkeleri seviyesine çıkararak kurulu tesisleri tam kapasite ile çalışır duruma getirip, daha sonra da ihraç kapılarını açmaktır.Bakanlığımızca hazırlanan “Üretici Birlikleri Yasası”nın yasalaşması ile her üretim dalı kendi birliklerini oluşturarak kendi üretimini arz ve talep dengesini bozmayacak şekilde planlayacaktır. |