KÜLLEME

Gelişmeleri için nemli ortam koşullarına gerek duyan birçok mantari hastalık etmeninin
aksine külleme, özellikle sıcak ve kurak iklimlerde daha iyi gelişmekte ve bağlarda önemli
zararlara neden olmaktadır. Bu hastalığın etmeni Uncinula necator (Schw burr.)
veya oidium tuckeri berk. Olarak adlandırılan bir mantardır. Asmanın yaprakları
başta olmak üzere, bütün yeşil organlarında gelişerek zarar oluşturabilir.
(ŞEKLİ GÖR)
Çoğunlukla ilk belirtiler, yaprağın üst yüzeyinde çapı 1 cm'ye kadar ulaşabilen sarımsı
yeşil lekelerdir. Yaprağın alt yüzeyinde ise, bir büyüteçle (x10) bakıldığında,
misellerin örümcek ağı şeklinde yayıldığı görülür.


Hastalıklı alanlar mantar sporlarının çoğalmasıyla birlikte genişler, büyür ve kül
serpilmiş gibi kül rengi, grimsi bir renk alır. Hastalığın ileri dönemlerinde,
yaprağın yüzey hücreleri öldüğünden, bu kül rengi grimsi tabakanın rengi giderek
koyulaşır ve siyaha döner. Hastalık yayıldığında, yapraklar lekeli bir hal alır
ve yaprakların alt ve üst yüzeyleri kül serpilmiş gibi mantarlarla kaplanır. Bu
dönemlerde, genç yapraklarda büyüme yavaşlar, yapraklar kıvrılmaya başlayarak gevrek
bir hal alır ve sonunda dökülür. (ŞEKİL C)


Çiçek salkımlarındaki enfeksiyon (ŞEKİL B), meyve
tutumunu azaltmaktadır. Hastalığa yakalanan salkımlarda taneler küflenir
(ŞEKİL D), tane gelişimi gecikir ve ileri safhalarda
taneler çatlar ve çekirdekleri görünür. Şiddetli bir şekilde enfekte olmuş
salkımlarda olgunluk gecikir ve kırmızı-siyah renkli çeşitlerde düzensiz
renklenme görülür. Külleme etmeninin neden olduğu kül renginde ve toz halindeki
küf tabakası, yaprak sapı, sülük, salkım, sürgün ve bir yaşlı dal üzerinde de oluşabilir.
Bir yaşlı dallar üzerinde kırmızı- kahverengiden siyaha kadar değişebilen renklerde
lekeler meydana gelir (ŞEKİL C).

Şiddetli olarak küllenmeye yakalanmış olan bir yıllık dallarda düzensiz
olgunlaşma ve uçlarından geriye doğru ölüm meydana gelir.


Bu etmen, tanede ve salkım sapında meydana getirdiği lekeler nedeniyle,
sofralık üzümlerin Pazar değerinin önemli ölçüde azalmasına neden olur.
Şaraplık üzümlerde ise, ileri derecede küllemeye yakalanmış salkımların
şaraba işlenmesi sonucunda, şarabın oldukça kötü tad ve koyu renk kazandığı
ve kalitesinin bozulduğu bilinmektedir. Külleme, bağlarda gelişme ve verimin
önemli ölçüde azalmasına neden olan bir hastalıktır.ŞEKLİ GÖR


Külleme hastalığına Vitis vinifera türüne ait çeşitlerin tamamı duyarlıdır.
Buna karşılık vitis labrusca olmak üzere, ürünü değerlendirilen Amerikan türleri
(vitis rotundifolia dahil) bu hastalığa karşı dayanıklıdır. Hastalık etmeni olan mantar,
kışı hastalıklı asma gözlerinde misel halinde geçirir. İlkbaharda gözlerin sürmesiyle
birlikte,
mantar miselleri gelişerek bol miktarda ve zincir şeklinde konidilerini oluştururlar.
Bu konidilerin rüzgar aracılığı ile yaprak ve sürgünlere ulaşması sonucu ilk
enfeksiyonlar
meydana gelmektedir.


Buralarda çoğalan konidiler, yine rüzgar aracılığı ile diğer yaprak ve sürgünlere dağılır
ve hastalık bağda giderek yayılır. Konidilerin gelişmesi için gerekli
optimum sıcaklık 25-27 °C, nem ise % 70 dolayındadır. Külleme etmeninin enfeksiyon
oluşturabilmesi için, bağ mildiyösünden farklı olarak, su damlacığına ve yayılması
için fazla yağışa gerek duyulmaz. Külleme etmeninin kolonileri galiştiğinde, etmenin
hortumu
(besleme tüpleri) asma dokusuna girerek burada beslenir ve girdiği dokunun yüzey
hücrelerini
öldürür. Koloniler sıcaklığa bağlı olarak 5-12 gün içerisinde mantar konidilerini
oluştururlar.
Oluşan bu konidiler, rüzgar aracılığı ile etrafa yayılır ve eğer koşullar uygun
ise, 24 saat
içerisinde ikincil enfeksiyonlara neden olurlar.(winkler ve ark.1974, sall
ve teviotdale 1981,
pearson ve goheen 1988, emmett ve ark.1992, yeğen 1993, galet 1995).


KÜLLEMEYE KARŞI ALINACAK KÜLTÜREL ÖNLEMLER
Külleme hastalığına karşı mücadelede alınması gerekli kültürel önlemler şu şekilde
özetlenebilir.(yeğen 1993):

 

<<<GERİ